Bilişsel davranışçı terapi (BDT) kognitif modele dayanır. Bunu kısaca
”Olayları olduğu gibi değil; olduğumuz gibi görürüz.” ya da
”Kişiyi etkileyen olayın kendisi değil; olaya bakış açısıdır. ” şeklinde yorumlayabiliriz. Bir metaforla durumu somutlaştırmak gerekirse hepimizin psikolojik gözlükleri vardır . Bu psikolojik gözlükler hayatı nasıl yorumladığımızla yakından ilgilidir. BDT, kişinin olumsuz yönde koşullanıp bununla beraber gelişen inanç sistemini fark eder. Mantıksız/işlevsel olmayan düşünce yerine mantıklı/işlevsel düşüncelerle değişimi sağlar. Yani bu bilişsel süreçlerimizi yeniden yapılandırarak etkili ve kalıcı bir değişim sağlamak demektir.
Bilişsel Davranışçı Terapi iki temel ilkeye dayanır:
- Bilişlerimiz, duygu ve davranışlarımız üzerinde etkilidir.
- Davranışlarımız, düşünce şeklimizi ve duygularımızı etkiler.
BDT; bireylerin olayları algılama, yorumlama ve anlam yükleme şekilleriyle ilgilenerek işlevsel olmayan düşünceleri değiştirmeye odaklanır. Bu ekol; bireyin sahip olduğu otomatik düşünceler, ara inançlar, kurallar, temel inançlar üzerinde çalışır. Bilişsel yeniden yapılandırma ile bireye mantıklı ve işlevsel alternatif düşünceyi öğretir.