Derealizasyon Nedir? Belirti ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Derealizasyon, çoğunlukla yetişkinlik döneminde ortaya çıkan kendine ve dünyaya yabancılaşma olarak tanımlanan bir algı bozukluğudur. Kişi günlük yaşamında sürekli kendini, kişileri ve objeleri dışarıdan izliyormuş hissiyle yaşar. Bu dünyanın yaşamın gerçekliğine inanmazlar ve sanki bir rüyanın içerisindeymiş hissine kapılırlar. Bazen kendilerinden üçüncü şahıs eki ile bahsedebilirler. Ruhları dışarı çıkıp kendilerine dışardan bakıyormuş gibi yaşarlar. Olaylar kendilerini ilgilendiriyor olsa bile, dışında ve olaylara karşı tepkisiz kalırlar.

Pek çoğumuz kişi günlük rutin yaşamda bu hisse kapılsa da yoğunluğu ve etkileri açısından disosyatif bir bozukluk olarak karşımıza çıkmaz. Derealizasyon tek başına bir psikolojik bozukluk değildir. Çoğunlukla depersonalizasyonla birlikte gözlemlenmektedir. Aynı zamanda anksiyete, panik bozukluk, post travmatik stres bozukluğu, şizofreni gibi bozukluklarla birlikte görülmektedir. Sıklıkla travmatik bir yaşantılar sonucunda bir savunma mekanizması olarak da karşımıza çıkar.

Derealizasyona Ne Sebep Olur?

Derealizasyonun pek çok farklı nedeni olabilir bu yüzden tam olarak neyden kaynaklandığı bulunamadı. Çoğunlukla ağır stres altında olan, yoğun çalışan kişilerde ya da travmatik bir yaşantının ardından sık sık derealizasyon oluşur. Bu da bireyin zihninde geliştirdiği bir savunma mekanizması olama ihtimalini kuvvetlendirmektedir. Ve doğal bir savunma mekanizması olduğu düşünülmekte. Birey baş edemediği durumda artık bu durumdan ve kendi yaşadığı yoğun duygulardan uzaklaşarak bir çözüm üretir. Yaşamla olan ilişkisine kısa bir ara vermiş olarak da düşünebiliriz.

Semptomlar:

  • Objelerin ve çevrenin bulanık, rengi bozuk, 2 boyutlu, yapay görünmesi veya her şeyin olduğundan daha net ve keskin görünmesi.
  • Çevrede olup bitenlere herhangi bir tepki vermemek,
  • Kendinden giderek uzaklaşırlar.
  • Nesnelerin boyutu, şekli ve uzaklıklarıyla ilgili yanılgılar.
  • Rüyadaymış gibi hissederler.
  • Zaman algısında çarpıklık, geçmişte olan bir olayın çok yakın gelmesi gibi bazı semptomları vardır.

Tedavi Yöntemleri:

Pek çok psikotik bozuklukta olduğu gibi terapi ve ilaç tedavisi bir arada uygulanır. Terapide ilk olarak bu durumdan uzaklaşmayı ve odak noktasını değiştirmeyle başlanır. Süreçte danışanın kaygısının azalmasından itibaren baş edemediği durumlar saptanır. Bunun ardından danışana baş edemediği durumlarda işlevsel ve kullanışlı olan baş etme mekanizmaları geliştirmesine yardımcı olunarak sonuçlanır. Tabii bu aşamalar ve teknikler temelinde yatan sebebe göre değişir. Problemin tanımlanması bu anlamda oldukça önemlidir.

Bunlarla birlikte o onda odağınızı dağıtmak için bazı nesneleri hissetmeye çalışabilirsiniz. Toplu iğnenin ucuna dokunabilir, kendinize çimdik atabilir, sıcak ya da soğuk bir nesneye dokunabilir, pürüzlü veya tüylü bir nesneye dokunabilir, kendinizi gıdıklayabilirsiniz. Etrafınızdaki başka bir nesneye odaklanmak sizin için başka bir seçenektir. Çevrenizdeki yuvarlak ya da üçgen nesneleri sayabilir, aynı renkte olan beş eşya bulmaya odaklanın. Ya da o anda kendinize sizi zihinsel olarak zorlayacak bir görev bulabilirisiniz. Yüzden geriye üçer üçer saymak, bir bulmacaya odaklanmak gibi odağınızı değiştirme yolları bulun. Tabii tüm bunlar yüzeysel bir çözümdür. Bu noktada bir uzmandan yardım almalısınız.

1 Yorum Yapıldı

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir