
Her birey hayatının bazı dönemlerinde korku, kaygı gibi duyguları deneyimler. Mutluluk, heyecan, şaşkınlık gibi korku ve kaygıyı da deneyimlemek birey için işlevsel bir durumdur. Fakat bu olumsuz duyguları sürekli hissediyor olmak bireyin yaşantısını olumsuz yönde etkilemeye ve aksatmaya başlar.
Kaygının temel faktörlerinden biri belirsizliktir. Gelecek, belirsizlik kavramını en çok barındıran zaman dilimi olduğu için bireyleri oldukça kaygılandırır.
Gelecek ile ilgili kaygı, insanların yaşamlarının birçok noktasında ortaya çıkabilmektedir. Örneğin dönüm noktası diyebileceğimiz askerlik, evlilik, taşınma, çocuk sahibi olma gibi durumlar bu kaygının yoğun bir biçimde ortaya çıkmasına sebep olabilmektedir. Yanı sıra eğitimin son basamağı olan üniversite son sınıf öğrencileri de gelecek kaygısı duymaya başlarlar. Bireyler yaşamlarının ilk yıllarından itibaren sistemli bir şekilde ilerleyen bir eğitim düzenine ayak basarlar. Eğitim düzeninin kademe kademe ilerlemesi bireye izlediği yol hakkında belirli bir düzen sağlar. Bu belirli düzen hali yaklaşık olarak üniversite son sınıfa kadar devam eder. Son sınıftan itibaren ise birey yıllardır süren öğrencilik hayatını bitirecektir. Nasıl ilerleyeceğini bilmediği yani belirsizliklerin fazlaca olduğu bir döneme ayak basar. Yeni hayata geçiş döneminde olan birey çeşitli sorumluluklar alması gerektiği bilinci ile çeşitli kaygılar yaşayabilmektedir.
Gelecek Kaygısının Temelinde Hangi Düşünceler Vardır?
Bireyin aklına gelebilecek kaygılardan ilki yıllar boyu süregelen aile desteğinin ve sosyal desteğin yitip gideceği bunun yerine mücadelede artık tek ve “yalnız” olacağı düşüncesidir. Birey şimdiye kadar var olan desteğin artık olmayacağını düşünür ve bununla baş edebilir miyim fikri kaygıya dönüşür. Bir diğer düşünce ise bireyin artık hayatıyla ilgili sorumlulukları tamamen üstlenme kaygısını yaşamasıdır. Kendi kendime yetebilecek miyim düşüncesi ile karşı karşıya kalmaktadırlar.
Gelecek Kaygısını Azaltmak İçin Neler Yapabiliriz?
- Gelecek ile ilgili kaygı duymak gelecekte başarısız olunabileceği belirsizliğini yaşatır. Başarısızlık düşüncesi kendisiyle birlikte negatif düşünceleri getirir. Negatif düşünceler, bireyin güvenini sarsar ve çaba göstermesini engeller. Bu da başarısızlıkla sonuçlanan bir kısır döngüye girmeye sebep olur. Bu noktada bireyin kendine önceden aştığı zor durumları hatırlatıcı kelimeler kullanması sağlıklı olabilmektedir.
- Gelecek ile ilgili düşüncelerin bireyi endişelendirmesinin bir sebebi de geleceğe dair yapılması gerekenlerin fazla ve karmaşık olmasıdır. Gelecek ile ilgili plan oluşturmak ve hedefleri adım adım gerçekleştirmek bireyin kaygısını yönetmesini sağlayacaktır. Hedefler, karar verme ve uygulama aşamasında bireyin hızlı hareket etmesine yardımcı olur. Aynı zamanda belirsiz duruma karşı alternatif yolların bulunması bu belirsizliğin giderilmesini sağlar.
- Bireyin gelecek ile ilgili kaygısı kendini donanımsız ve yetersiz hissetmesinden de kaynaklanabilmektedir. Gelecekteki olası durumlara karşı kendini hazırlarsa ve daha donanımlı hale gelme çabasında olursa kaygısında düşüş yaşanacaktır.
- İnsan sosyal bir varlıktır. Bu yüzden kişilerarası ilişkiler bireyin yaşamında oldukça önemli ve belirleyici bir yere sahiptir. Gelecek kaygısı olan bireylerin çevrelerinde onları destekleyen arkadaşlarının olması ve sıcak aile ilişkileri geleceğin belirsizliği karşısında kaygılarını azaltmada etkili olacaktır.