Yakınlarınız size bir uzmandan destek almanızı söyledi. Ancak endişeleriniz var. Başlıktaki bu sorular zihninizden geçiyor. “Ben zaten neyim olduğunun farkındayım.Onun (psikolog) söylemesiyle mi iyileşeceğim.”
Öncelikle terapi; sadece bir konuşma değildir. Ve psikolog danışanın sadece bilinç düzeyiyle ilgilenmez.
Beynin asıl şefi olan; bilinçdışı da seansların konusudur. Terapide yapılan ise; bir konuşmadan çok daha fazlası bir DEĞİŞİM-DÖNÜŞÜM ve yeni bir OLUŞUM sürecidir.
Terapist; bilinçdışının annesi, terapi odası ise; bilinçdışının ana rahmidir.
🧠Beynin bilinçli kısmı beyin kabuğu dediğimiz korteks dediğimiz kısım faaliyeti sonucu oluşmaktadır. Burası yaklaşık beynin %1’ini oluşturmakta. Beynin kalan %99’luk kısmı bizim bilinç dışı dediğimiz kısımdır.
🧠Bilinçdışı ana rahminden itibaren oluşmaya başlar ve uyku halindeyken de çalışmaya devam eder. Bilinçdışından bilince gelen ögeler; değişerek/gizlenerek, rüyalar, dil sürçmesi vb. ile bilince ulaşır. 🧠Bilinçdışında sadece kötü şeyler değil anılarımız, ilişki kurma biçimlerimiz, kendilik imgelerimiz ve bilinçli olmayan duygularımız, dürtülerimiz, düşüncelerimiz vb. vardır. Dolayısıyla terapist danışanın sadece bilinçli kısmıyla değil; terapi odasında olan her ne varsa (bilinçdışı süreçleriyle de) ilgilenir.
🧠 Danışan; terapistin -yerinde ve yeterince sağladığı- anneliğiyle; terapide her haliyle var olabileceği bir ortam bulur.
🧠Terapist tanığı olduğu bu bilinç düzeyindeki ve bilinçdışı düzeydeki süreçlerin aynı zamanda nesnesi de olur. Bu noktada içeride olanın dışarıya (terapi odasına) yansıtılmasıyla ve terapist ile birlikte yorumlanmasıyla değişim ve dönüşüm süreci başlamış olur.
✍️Uzm. Klinik Psikolog Merve Koçu Aydın ✍️
