“Sınırlar koymak, kendime duyduğum şefkati göstermenin bir yoludur. Kişisel sınırlarımın olması beni kaba, bencil ve duyarsız yapmaz çünkü ben kendi yolumu tercih ediyorum. Kendimi önemsiyorum.”
Sınır kişinin başkaları tarafından manipüle edilmek, kullanılmak veya ihlal edilmekten kendisini koruması için sahip olduğu alanları çizmesi olarak tanımlanabilir. Sınırlar, sağlıklı bir kişisel alan duygusu yaratmak için vardır. İnsanların belirlediği sınırlar fiziksel, zihinsel veya duygusal olabilmektedir.
Hayatımızda fiziksel sınırları görmek ve bunları koruyabilmek duygusal ve zihinsel boyuta göre biraz daha kolaydır. Bu sınırlar kimi zaman bireyin yaptığı davranışlarla kimi zamanda devletin, hukuk sisteminin koyduğu kurallarla sağlanır. Ancak bu sınırlar duygusal ve zihinsel boyuttayken onları görmek daha zordur.
Sınırlar Neden Önemlidir?
Birey sınırlar sayesinde kendini tanımlar. Hem kendine hem çevresine kim olduğunu veya olmadığını gösterir. Sınırlarımız sorumlu olduğumuz noktaları tanımlamakta bize yardımcı olurken sorumlu olmadığımız noktaları da fark etmemizi sağlar.
Sınırlar bizi diğer insanlardan uzaklaştıran aradaki ilişkiyi baltalayan bir durum değildir. Aksine insan ilişkilerini sağlam bir temele oturtan, gerektiğinde ise tehlikelerden koruyan bir yapıdır. İyi gelişmiş sınırlara sahip olmak, daha sağlıklı ilişkilere yol açabilmektedir.
Bireyin koyduğu sınırlar, yaşamlarına kimin, ne kadar katılacağını belirlemelerine yardımcı olmaktadır. Ayrıca birey sınırları aracılığı ile kendisini çevredeki kişilerden ayırarak bir kimlik oluşturur ve bu kimliği korur.
Sınır Koymak ve Hayır Diyebilmek
Fiziksel sınırın yanında duygusal ve fiziksel sınırlarımızda da temel nokta diyebileceğimiz kelime ‘hayır’dır. Bu kelime varlığımızı ve kontrolümüzü bize gösterirken aynı zamanda istismara karşı da bir koruma sağlar.
Sınırları belirsiz olan bireyler baskı ve kontrol altına alınmaya, kendine zarar verecek talepleri ve istekleri kabul etmeye meyillidirler. Hayır dediklerinde o kişiyle ilişkilerinin tehlikeye gireceğini düşünürler. Bundan dolayı da karşıdaki kişinin isteklerini yerine getirirlerken içten içe kendilerine ve çevreye sinirlenirler. Çünkü birey kendi üzerinde söz sahibi olamadığını ve başka kişilerin onu kullandığını hisseder.
Sınırlarınızı çizerken kendinizi kötü hissetmeyin. Örneğin çat kapı evinize gelerek sınırlarınızı ihlal eden bir komşuya sınırlarınızı çizmekten ve bunu dile getirmekten çekinmeyin. Bir bireyin en doğal haklarından biri kendini korumaya çalışmasıdır. Sınır çizmek de bireyin kendini koruma şekillerinden biridir.
Sınırları belirlemek, başkalarının belirlenen sınırlara hemen uyum ve saygı göstereceği anlamına gelmez. Ancak birey bu sınırları ne kadar önemsediğini gösterirse koyulan sınırlar başkaları tarafından da dikkate alınır. Bundan dolayı koyulan sınırlar konusunda tutarlı olmak oldukça önemlidir.