Histrionik Mi Narsist Mi ?


Histrionik kişilik bozukluğu; kişilik bozukluklarının içinde, B Kümesi (hareketli ve kararsız) grubu içerisinde yer alır. Aşırı duygusallık ve dikkat çekme isteği ile bilinen bir bozukluktur. Bu bireylerin kendilik algıları düşük olduğu için kendilerini değerli hissetmek için sürekli olarak başkasından onay ve ilgi arayışındadırlar.

  • Kolay etki altında kalır.
  • Yapmacık davranır, gösteriş yapar ve duygularını abartılı gösterir.
  • Birden değişen ve yüzeysel kalan duygular sergiler.
  • İlgiyi üzerine çekmek için sürekli olarak fiziksel görünümünü kullanır.
  • İlgi odağı olmadığı durumlarda rahatsız olur.
  • Gereğinden çok etkilemeye yönelik ve ayrıntıdan yoksun bir konuşma biçimi vardır.
  • Başkalarıyla olan etkileşimi çoğu zaman uygunsuz bir biçimde, ayartıcı/baştan çıkarıcı davranışlarla belirlidir.
  • İlişkilerin, olduğundan daha yakın olması gerektiğini düşünür (Amerikan Psikiyatri Birliği, 2014; çev. Köroğlu).

DSM-5’e göre tanı için bu belirtilerin en az 5’ini göstermesi beklenir.

Histrio=oyunculuk anlamında bu rahatsızlığa verilen ad, bireyin hayatı “mış gibi” yaşamasından gelmektedir.

Örneğin birey; cinsel korku ve derindeki baskılamalara karşın dış görünüşü ve tavırlarıyla bunun tam tersi bir profil çizer.

Bireyin beğenme, güven ya da cesareti gelişmemişken; birey bunun tam tersi gibi görünmeye çalışır. Yani kendini olmadığı gibi gösterme çabasındadır.

Şimdi ise; HİSTRİONİK KİŞİLİK BOZUKLUĞU VE NARSİSTİK KİŞİLİK BOZUKLUĞUNUN ortak yönlerinden bahsedelim:

Her iki kişilik bozukluğu da aynı grupta (B kümesi) yer alan bu kişilik bozuklukları temel belirtiler yönünden birbirine oldukça benzemektedir.

Ayrıca ikisinde de egoist (bencil, kendine odaklı, empati kuramayan) davranışlar görülür.

Hem histrionik kişilik bozukluğunda hem de narsistik kişilik bozukluğunda “onay, övülme, beğenilme” arzusu vardır.

Duygusal dalgalanmalar fazlasıyla görülür bu yüzden birey “kaprisli, alıngan, kendini beğenmiş” gibi etiketlenmelere maruz kalır.

Sürekli ilgiyi kendi üzerinde tutmak isteme, eleştiri ve reddedilmeye karşı aşırı tepki gösterme de ortak özelliklerdendir.

Vakaların bir çoğunda “somatik şikayetler” fazlasıyla görülmektedir. (Baş ağrısı, bedensel yakınmalar, bayılmalar vs.)

İlgi çekme isteği ve kendine aşırı yönelmenin sonucu olarak görülen bu davranışlara bazı vakalarda “intihar girişimi” de eşlik etmektedir. Bu yönüyle de bazen Borderline Kişilik Bozukluğu ile karıştırılabilir.

TEDAVİDE KULLANILAN YÖNTEMLER:

Tedavisi uzun süren bir bozukluk olmasıyla birlikte iyi sonuçlar almak mümkündür.

Terapi yöntemi olarak; Bilişsel Davranışçı Terapi’nin yanı sıra Şema Terapisi de etkili olmaktadır.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir