ÖZKIYIM/ İNTİHAR

Herkese merhaba, bu ayki yazımda özkıyım üzerine konuşalım istiyorum. Terimi açıklayarak başlamak gerekirse, ‘özkıyım’ planlayarak kendini öldürme olarak ifade edilebilir. Özkıyım düşüncesi ise kendini öldürme düşüncelerine atıfta bulunur ve bu düşünceler tamamlanmış özkıyımdan veya girişimlerden çok daha yaygındır. Pek çok duygudurum bozukluğuna sahip bireyde kendini öldürme düşüncesi hakimdir. Umutsuzluk, yapılan yanlışlardan kurtulmak isteme, kabul edilemez duygulardan kaçmak isteme, diğerlerini suçlu göstermek isteme veya ölmüş olan sevdiğine kavuşmak isteme gibi düşünceler özkıyımların farklı nedenleri veya psikolojik anlamları olabilmektedir. Depresyon, İki Uçlu Duygu Durum Bozuklukları, Şizofreni, Dürtü Kontrol Bozukluğu, Madde Kullanım Bozuklukları ve Yeme Bozukluklarında özkıyım düşünceleri ve bağlantılı davranışlar sıklıkla görülmektedir. Ruhsal bir bozukluğa sahip her insanın özkıyımdan ölmediği bir gerçektir fakat bu kapsamda özkıyımı anlamak ve doğru zamanda müdahale etmek son derece önemlidir.

Özkıyım Girişimleri Hakkında Bazı Bilgiler

-Dünya çapında, insanların yaklaşık %9’unun hayatlarında en az bir kez intiharı düşündüğü ve en az %2,5’inin bir intihar teşebbüsünde bulunduğu rapor edilmiştir.

-Erkeklerin kendilerini öldürme oranları, kadınların kendilerini öldürme oranlarından dört kat daha fazladır.

-Kadınların ölümle sonuçlanmayan özkıyım teşebbüsleri erkeklere oranla daha fazladır.

-Dünya Sağlık Örgütü’nün 2019 verilerine göre intihar 15-29 yaş arasında dünyada en fazla kaybın olduğu 4. ölüm nedenidir.

-Boşananlarda veya dul kalanlarda intihar riski 4 ya da 5 kat daha fazladır.

-Yüksek düzeyde umutsuzluk, özkıyım riskini 4 kat daha yükseltir.

Sosyal Faktörler

Bireyle doğrudan ilişkili sosyal faktörler özkıyımın güçlü belirleyicileri olmaktadır. Kapsamlı incelemeler sonucunda, sosyal izolasyon ve sosyal aidiyet eksikliğinin intihar düşüncesini yordadığı bulunmuştur.

Bazı özkıyım olaylarının basında büyük etki yaratması özkıyımda sosyal çevrenin rolü için en güçlü kanıttır. Örnek olarak Marilyn Monroe’nun ölümü verilebilir. Onun ölümünden sonra özkıyım oranı, %12 oranında yükselmiştir. Araştırmalar incelendiğinde ünlü birinin özkıyımının basında yer alması, ünlü olmayan birine kıyasla daha büyük sıçramalara yol açmaktadır.

Örneğin;

  • -Nirvana’nın solisti Kurt Cobain’in özkıyımı gençler arasında intihar artışını tetiklemiştir.
  • Sylivia Plath, Virginia Woolf gibi kendini öldüren yazarlar basında büyük yankı uyandırmıştır.
  • Johann Wolfgang von Goethe’nin  Genç Werther’in Acıları adlı eserinde yer alan karakterin intiharı üzerine 40 genç Werther’e benzer şekilde hayatlarını sonlandırmıştır. Amerikalı Sosyolog David Philipps, bu olayı teorize etmek istemiş ve 1974 yılında başlayan ve birkaç yıl süren araştırmaları sonucunda bu olayı “Werther Etkisi” olarak açıklamıştır. Bu nedenle;

Werther Etkisi, “insanların empati kurdukları, idealize ettikleri, etkilendikleri ve/veya onda kendilerini buldukları bir kişinin intihar etmesi üzerine bu kişilerin de söz konusu kişiyi taklit ederek intihar etmeleri olayı” olarak açıklanmaktadır.

Hatta bu olaylar üzerine Dünya Sağlık Örgütü gazetecilere intiharla ilgili olaylar hakkında neyi rapor etmeleri gerektiğini gösteren kılavuzlar içeren bir belge bile hazırlamıştır.

Özkıyım Hakkında Yaygın Mitler ve Karşı Kanıtlar

  • 1.Mit: Özkıyım hakkında konuşan insanlar gerçekte intihara kalkışmaz.

Gerçek: Onların ¾ kadarı hayattayken niyetleri hakkında önceden konuşurlar.

  • 2.Mit: Özkıyım uyarı olmadan yapılır.

Gerçek: İnsanlar, pek çok uyarı verirler; dünyanın kendileri olmadan daha değerli olduğunu söyleyerek, beklenmedik ve muammalı bir şekilde kendilerinin çok değerli eşyalarını hediye olarak verirler.

  • 3.Mit: Özkıyımı deneyen insanlar ölmek ister.

Gerçek: İnsanların çoğu, özkıyım önlendiği için şükran duyar.

  • 4.Mit: Düşük ölümcül yollarla özkıyım girişiminde bulunan insanlar kendilerini öldürme konusunda ciddi değildir.

Gerçek: Pek çok insan ilaçlarının dozu ve insan anatomisi hakkında yeterince bilgi sahibi değildir. Çünkü bu insanlar gerçekten ölmek isterler. Bazen öldürücü olmayan girişimlerde bulunurlar.

Özkıyımı Önleme

Birçok insan, özkıyım hakkında konuşmanın onun gerçekleşmesini daha olası hale getireceği konusunda endişe hissetmektedir. Aksine, klinisyenler açık ve sakin bir şekilde özkıyım hakkında konuşmanın yararlı olduğunu öne sürmektedir. Özkıyım hakkında konuşmak için kişiye izin verilmesi, izolasyon hissini azaltabileceğinden yararlıdır. Kişiye konuyla ilgili konuşabilmesi için uygun ortam hazırlamak ve yargılamadan yanında olduğunuzu hissettirmek yararlı olabilir.

Ayrıca bazen intiharı zihinlerinde tamamen oturtmuş ve buna kendini hazırlamış bireylerde garip bir iyilik hali görülebilir. Yukarıda da bahsettiğim kıymetli eşyalarını dağıtma veya arasının iyi olmadığı insanlarla iyi ilişkiler kurmaya başlama gibi davranışlar görülebilmektedir. Bu durum bir iyileşme veya bu düşünceden vazgeçmiş olduğuna dair yanılgıya kapılmaya neden olabilir. Bu nedenle intihar fikri olduğunu bildiğimiz yakınımızı ihmal etmemek ve davranışlarını takip etmek önemlidir.

Ruhsal bozukluğu olan insanlar için, psikolojik tedaviler ve ilaçla tedaviler hastalık semptomlarını azaltarak özkıyımın azalmasına yardımcı olur. Bilişsel Davranışçı Terapi, özkıyım düşünce ve davranışlarıyla çalışmada ve bu düşünceleri azaltmada yararlıdır.

Sizde intihar düşüncelerine sahipseniz veya bir yakınınız hakkında endişeleniyorsanız profesyonel bir yardım alabilirsiniz.

Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim. Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle.

Psikolog Gülnihal CANPOLAT

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir