Psikolojik Sağlamlığımızı Artırmak İçin Neler Yapabiliriz?

Psikolojik sağlamlık, zorlayıcı yaşam koşullarıyla başarılı biçimde mücadele edebilmek ve olumsuz yaşantılara karşı, güçlü yönleri kullanarak uyum sağlama ve baş etme becerisi, olarak özetlenebilir. Bir yakının vefatı, ayrılık, hastalık, ekonomik problemler ve travmatik süreçlere yöneltilen tepkiler üzerinden düzeyini belirlemek mümkündür.

Hayat boyu değişim veya kayıplarla baş etmek, hepimiz için olmazsa olmazdır. Bu zorlukların kimilerinden daha az, kimilerinden daha çok etkileniriz. Psikolojik sağlamlığımız zayıfsa bu tür deneyimler karşısında daha çok zorlanırız. Böylesi durumlarda işlevsiz başa çıkma mekanizmalarına (fazla uyumak, aşırı yemek, bağımlılıklar vs.) başvurmaya sık rastlarız. Örneğin Covid-19 pandemisinde psikolojik sağlamlığı düşük insanların depresyon ve anksiyete bozukluğu yaşama olasılığı daha yüksek bulunmuştur.

Peki, psikolojik sağlamlığı yüksek kişilerin özellikleri nasıldır? 

Psikolojik sağlamlığı yüksek kişilerin diğer insanlara nazaran daha az üzüntü, kaygı ve stres yaşadıkları düşünülse de bu yanlıştır. Bu kişiler de söz konusu duyguları diğer herkes gibi yaşar, fakat kullandıkları başa çıkma becerileri bağlamında ayrılırlar. Olumsuz bir olayın ardından gelen duyguları yaşarlarsa da bakış açıları ve duygu düzenleme becerileri, bu duyguların üstesinden gelmelerine yardımcı olur. Duygulara geçici oldukları, geçene kadar yönetilebilecekleri kabulüyle yaklaşırlar. Dayanıklılığın bir başka işareti de öz-şefkat gösterebilmek, kendine karşı nazik davranmaktır.

Psikolojik Sağlamlığımızı Nasıl Artırabiliriz?

1. Anlamlı bir hedefin peşinden gitmek.

Anlamlı bir hedefe yönelmek kısa vadede somut olarak görünmese de uzun vadede hayata anlam katar. Örneğin bir hobimizde derinleşmeyi, çocuk büyütmeyi, dil öğrenmeyi düşünelim. Bir amaç duygusuna sahipsek daha az kaygı ve stres hissederiz.

2. Alışık olduğumuz düşünce biçimlerine meydan okumak.

Yaratıcılık, bizi alışageldiğimiz biçimde düşünmekten alıkoyan birçok bakış açısı sunar. Bu ise olumlu bir psikolojik değişime yol açar. Aynı biçimde düşünmek ve davranmak farklı bir sonuç vermez. Bu yüzden bazen kendimize meydan okumayı denemek iyi bir seçenektir.

3. Bilişsel esneklik.

Bilişsel esneklik basitçe, stres ya da korku verici olsa bile bir durumu kabul etmektir. Kabul, tahammül yeteneğinin önemli bir parçasıdır. Kaçınma ve inkâr ise insanlara geçici olarak yardımcı olabilecek en yaygın verimsiz başa çıkma stratejileridir. Fakat sonuçta büyümenin önünde engel oluşturur.

4. Korkuya rağmen hareket etmek.

Kişinin sınırlarını aşmasını sağlayan cesaret, korku hissetmemek değil, korkuya rağmen hareket etmektir. Korku, kaygı gibi duygular hissetmemiz çok normaldir. Ama bu duygulardan ibaret değiliz. Yani, onlara rağmen amaçlarımızın, hayallerimizin peşinden koşmak bizi güçlendirir.

6. Duygu düzenleme.

Çoğu düşüncemiz bize bağlıdır. Durumu nasıl yorumlayacağımızı seçme kapasitesi geliştirermemiz daima mümkündür. Düşünce akışını yönetme kapasitemiz mutluluğumuza katkıda bulunur. Bu yüzden duyguları düzenlemek psikolojik sağlamlık konusunda büyük önem taşır.

8. Sosyal destek.

Sosyal destek, kaygı ve stresi azaltır. Güvenebileceğimiz birileriyle birlikte olduğumuzda zorluklarla yüzleşmek kolay gelir. Bu ilişkiler bizde “güvendeyim” ve “önemseniyorum” düşünceleriyle karşılık bulur. Bu sebeple sosyal destek mekanizmalarımızı düzenlemek, daha iyi ve güçlü hissetmek için elzemdir.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir